Fromm, sevgiyi almak değil, vermek olarak tanımlar. Bu cümlenin anlaşılması son derece önemlidir. Vermek, Fromm’a göre birinden bir şey yoksun bırakmak değil, kişinin kendisinde var olan en değerli şeyleri karşısındakine sunmasıdır. Bu neşe, ilgi, anlayış, mizah ya da hüznünü paylaşmak olabilir. İnsan sevgisini yaşamından verir, verdikçe de zenginleşir.
Erich Fromm, kapitalist ekonomik sistemin insan ilişkilerini nasıl mekanikleştirdiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyar. Modern toplum, tüketime ve karşılıklı faydaya dayalı bir yapıdadır.
Alkol, uyuşturucu veya ritüelistik trans durumları aracılığıyla dış dünyayı unutma çabası. Bu birleşme geçicidir ve sonrasında yalnızlık daha derin hissedilir. erich fromm sevme sanati
Kitabın en zengin bölümlerinden biri, sevginin farklı nesnelere göre nasıl şekillendiğini anlattığı kısımdır:
Erich Fromm ve Sevme Sanatı: Modern Dünyada Sevginin Psikolojisi ve Pratiği Fromm, sevgiyi almak değil, vermek olarak tanımlar
Erich Fromm'un "Sevme Sanatı", okunduğu günden bu yana milyonlarca insanın sevgiye bakışını değiştiren bir klasik haline gelmiştir. Fromm, bu eseriyle sevginin yalnızca bir duygu olmadığını, aksine bir bilinç, bir karakter gücü ve bir eylem olduğunu kanıtlamıştır. Sevgi, bizi yalnızlığımızdan kurtaracak en büyük güçtür, ancak bu güce ulaşmak kolay değildir; cesaret, inanç ve sürekli bir çaba gerektirir. Fromm'un dediği gibi, Belki de sevgiyi bir sanat olarak görmek ve bu sanatı hayatımızın merkezine koymak, daha anlamlı, daha dolu ve daha insanca bir yaşamın ilk ve en önemli adımıdır. Bu yüzden "Sevme Sanatı", yalnızca okunması gereken değil, aynı zamanda yaşanması ve uygulanması gereken bir yaşam kılavuzu olarak her zaman güncelliğini koruyacaktır.
If love is an art, it rests on four fundamental skills, akin to the disciplines of a painter or a pianist. Bu neşe, ilgi, anlayış, mizah ya da hüznünü
In a world of swipes, instant gratification, and disposable relationships, Fromm’s voice is prophetic. He reminds us that love—real love—is not something you fall into. It is something you rise toward, through patient, conscious, daily practice. And that is the most hopeful message of all.